meltingpointontheroad-aslikutluayimage2

Aslı Kutluay

“Erime Noktası – Yolda”

Sergi tarihleri: 25 Ekim – 20 Kasım 2016
Küratör: Vittorio Urbani
Proje yöneticisi: Deniz Taner Gökçe

Aslı Kutluay’ın Vittorio Urbani küratörlüğünde Melting Point (Erime Noktası) Projesi, Venedik Mimarlık Bienali açılışında ve Güney İtalya Altamura’da sergilenmesinin ardından şimdide 3. İstanbul Tasarım Bienali Paralel Etkinlikler kapsamında Elgiz Müzesi’nde sergileniyor

Bir yola çıkış hikayesi olan proje, 3.durağında IKSV’nin düzenlediği İstanbul Tasarım Bienali paralel etkinlikleri kapsamında 25 Ekim – 20 Kasım 2016 tarihleri arasında Elgiz Müzesi’nde iyimser ve yeni versiyonuyla izleyicilerle buluşuyor.

İlk versiyonda “Küresel Isınma” olgusunun yansımaları olan “erime” ve “çatlama” etkilerinin “mobilya” üzerindeki yorumları, bizi sihirli bir ayna etkisiyle “en sonunda” kendimizi bulacağımız rahatsız edici senaryo ile buluşturuyordu.

Sanatçı mekan ve sanat işleri arasında ilişki kurmayı hedeflediği sanat çizgisindeki tasarımlardan oluşan mekana ve izleyicilerine duyarlılık gösteren, tutarlı ve bütünsel “yeni” seri işler üretti. Yeni ürün tasarımları aynı zamanda doğanın ekolojik dengesine verdiğimiz zararın ötesinde; insan ilişkilerinde ve toplumlar arası diyaloglarda kaybettiğimiz kaliteye de dikkat çekerken doğamızdan ve bilincimizden yitirdiklerimizi telafi etme konusunda bir bakış açısı sunuyor ve bir çeşit arınma süreci öneriyorlar.

Önceki sergide kırmızı ışıkların sarıya dönüşmesi yeni versiyondaki optimist ve umut vaad eden yaklaşımın bir işareti. 2. versiyonda tel örgüler sergi mekanının tam ortasında ve yola çıkmaya hazır gibi; balık ağlarının üzerine işlenmiş hayallerden oluşan bir yelkenli “Dreams set sail for..” (Hayaller Yelken Açtı) enstalasyonu olarak karşımıza çıkıyor. Altın rengine boyanmış, kanatlanmış ve budaklanmış yeni versiyon düzenlemenin adı “If we can fly or give buds…” (Uçabilsek ya da tomurcuklansak artık…) Çatlayan ve eriyen buz kütlelerini anlatan sehpaların bir parçası “Penguen” formunu anımsatarak ayağa kalkıyor.

Aslı Kutluay’ın mekana özel işleri sanat ve tasarım arasındaki eşikte dengede durmayı başarıyor. Eğer “sanat” nesne içine gizlenmiş bir metafor ve “tasarım” fonksiyonel cisimlerin endüstriyel üretime dönüşmüşlüğü ile alakalı ise bu serideki tüm işler sanatçı tarafından estetik fikirlerle kendi fonksiyonel yönleri gözönünde bulundurarak yeniden düşünülmüş ve tasarlanmış. Aslı Kutluay’ın sergisindeki bu işler bize bu iki farklı alanın birbiri içinde eriyebilmesi ve geleneksel farklılıklarının tartışması bizi bu konuda daha derinleşebileceğimizin cüretkar değerini gösteriyor.